Londra / 4 Mayıs (HNA) – Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün her yıl açıkladığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde bu yıl 180 ülke içerisinde 149’uncu sırada yer aldı. 2021 yılında 153’üncü olan Türkiye, medyaya dönük baskılara karşı sivil toplum hareketinin gösterdiği mücadele sayesinde endekste dört sıra ilerlemiş oldu.
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 2005 yılında 98’inci sırada yer alan Türkiye, Avrupa Birliği reform süreciyle çelişen bir biçimde listedeki yerini giderek kaybetmiş; haberciliğe dönük yoğun ve çeşitli baskılar nedeniyle 2010 yılında 138, 2015’te 149, 2020’de 154’üncülüğe gerilemişti.
Geçen yıl, yakınındaki ülkelerdeki kötü gidiş nedeniyle listede bir sıra öne çıkan Türkiye, son bir yılda ise gazetecilere yönelik şiddete karşı yapılan kitlesel eylemler, hak aramalarda yaşanan kimi kazanımlar, “baskıda aşırıya kaçıldığı” görüşüyle bazı mahkemelerden çıkan olumlu kararlar ve gazetecilere dönük tutuklamaların azalma göstermesi sayesinde 149’uncu oldu.

Türkiye’de bazı hakimler ‘aşırıya kaçan baskıya’ ses çıkarmaya başladı
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nin 2022 yılı sonuçlarına göre 180 ülkeden 8’inde özgürlük durumu “iyi”, 40’ında “tatmin edici”, 62’sinde “sorunlu”, Türkiye’nin de aralarında olduğu 42 ülkede “kötü”, 28 ülkede ise “çok kötü” kategorisinde bulunuyor.
Bu yıl 20’incisi açıklanan ve gazeteciliğin icra edildiği şartlara işaret eden RSF Endeksi’nde Türkiye ile ilgili olarak şu ifadeler yer aldı:
“Recep Tayyip Erdoğan’ın aşırı yetkilerle donatılmış Cumhurbaşkanlığına ve otoriterliğine, basın özgürlüğünün hiçe sayılması ve yargı sistemine müdahaleler eşlik etti. Yargı, Erdoğan’ın talebi üzerine tutuklamalar yapsa da bazı hakimler ‘aşırıya kaçan baskıya’ ses çıkarmaya başladı: Bazı gazeteciler, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’, ‘örgüt üyeliği’ veya ‘örgüt propagandası’ gerekçelerine dayandırılan keyfi kovuşturmalarda beraat etti. Gazetecilere yönelik tutuklamanın yerini adli kontrol aldı. Temmuz 2021’de gazeteciler, AFP foto-muhabiri Bülent Kılıç’ın şiddet görerek gözaltına alınmasının ardından, Olağanüstü Hal (OHAL) ilanından sonra ilk kez kitlesel eylem yaptı.
Türkiye’de iki gazeteci öldürüldü: Güngör Arslan ve Hazım Özsu
Son iki yılda Türkiye’de iki gazeteci öldürüldü: Ses Kocaeli gazetesi sahibi Güngör Arslan 19 Şubat 2022’de; Bursa Rahmet FM çalışanı Hazım Özsu da Mart 2021’de uğradıkları silahlı saldırılar sonucu yaşamlarını yitirdiler. Cinayet zanlıları tutuklandılar.”
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi bu yıl dünya çapında bilgi kaosunun (düzenlemeye kavuşmadığı için yalan haber ve propagandayı besleyen küresel dijital alan) yarattığı yıkıcı etkilere odaklandı. Demokratik toplumlarda, fikir medyasının Fox News modeli üzerinden gelişme göstermesi ve dezenformasyon ağlarının sıradanlık kazanması, sosyal medyanın da etkisiyle ayrışmaları besliyor. Uluslararası düzlemde, açık toplumlar ile medya ve platformlarını kontrol altında tutup propaganda savaşları yürüten despotik rejimler arasındaki asimetri, demokrasilerin zayıflamasına neden oluyor. Bu çifte kutuplaşma, her iki düzlemde de gerginliğin yoğunlaşmasında bir etken olarak ön plana çıkıyor.

RSF Basın Özgürlüğü Endeksi’nde liderliği Norveç çekmeye devam ediyor
RSF Basın Özgürlüğü Endeksi’nde liderliği bir Avrupa ülkesi olan Norveç (1) çekmeye devam ederken, kıtada daha önce de görülen eşitsizlikler derinleşti. Estonya (4) ve Litvanya (9) RSF sıralamasında ilk 10’a girerken, Hollanda (28) “ilkler” arasından çıktı. Avrupa’da sıralama sonuncusu olan Bulgaristan’ın (91) yerini Yunanistan (108) aldı.
Avrupa’da 2021’de görülen eşitsizliklere, Avrupa Birliği’nde gazeteci cinayetlerinin hortlaması, toplumsal eylemlerde haksızca yetkililerle karıştırılan medya temsilcilerinin saldırılara hedef olması ve bazı Avrupa Birliği (AB) hükümetlerinin gazeteci haklarını kısıtlayan düzenlemelere gitmesi neden oldu.
Yunanistan’da Giorgos Karaivaz ve Hollanda’da Peter R. De Vries, Avrupa metropol merkezlerinde mafyavari bir tarzda öldürüldü. 2020 yılında Malta’da (78) Daphne Caruana Galizia’yı, Slovakya’da (27) ise Jan Kuciak’ı öldürenler hâlâ hak ettikleri cezaları almadılar. Yine de bu iki ülke, adalet ve basın özgürlüğü yolunda belli ölçüde yol almayı başardı.
Wikileaks kurucusu Julian Assange’ın ABD’ye iadesinin önü açıldı
Almanya (16), Fransa (26), İtalya (58) ve Hollanda’da haberciler, Covid karşıtı önlemlerin protesto edildiği eylemler sırasında artış gösteren saldırı ve tehditlerin hedefi oldular. Slovenya (54), Polonya (66), Macaristan (85), Arnavutluk (103) ve Yunanistan’da hükümetler, medya özgürlüğünü zora sokan düzenlemelere giriştiler. Diğer yandan Sırbistan (79) cezasızlığa karşı mücadelede yol kat etti, Çek Cumhuriyeti (20) ve Bulgaristan (91) ise iktidar değişikliğinin ardından gazeteciler üzerindeki siyasi baskıyı gevşetti.
Birleşik Krallık’ın (24), iki yıllık prosedür sürecinin ardından Wikileaks kurucusu Julian Assange’ın ABD’ye (42) iadesinin önünü açması dikkat çekti. Bu süreçte RSF, gazeteci olmamakla birlikte gazeteciliğe katkıda bulunan Assange’ın iadesine -bu tür katkılar adına kötü bir ilk örnek oluşturmaması için- karşı çıktı.
RSF Basın Özgürlüğü Endeksi nasıl hazırlanıyor?
RSF Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke değerlendirmeye alınıyor. Çeşitli indikatörler kullanılarak, gaze- tecilere ve medyaya yönelik ihlaller niceliksel hesaplamaya dönüştürülüyor. Çalışmanın ikinci ayağında, RS- F’nin seçtiği, gazeteciler, akademisyenler ve insan hakları savunucularından oluşan yüzlerce medya özgürlü- ğü uzmanının 123 soruya verdiği yanıtları temel alan niteliksel bir araştırma yapılıyor.
Basın Özgürlüğü Endeksi’nin alt kategorilerinde, her ülkede gazetecilerin ve medyanın politik durumu, yasal durumu, ekonomik du- rumu, sosyal durumu ve güvenlik durumu incelenerek 0-100 puan arasında bir değerlendirme puanı hesap- lanıyor. Bu kategorilerden elde edilen ortalama puan, ülke sıralamasını ortaya çıkarıyor. Basın özgürlüğünde en iyi puan 100, en kötü puan 0 kabul ediliyor. Endeksin hazırlanma biçimini gösteren soru kitapçıkları bu yıl, medyanın dijitalleşmesi gibi bazı etkenlerin daha iyi göz önüne alınabilmesi için güncellendi.
