Brighton, 14 Eylül (HNA) – Küresel finans piyasalarında sermaye ve tasarruf bolluğunun sonuna gelindiği ve özellikle yapay zekâ için gerekli sermayede dönüm noktasının geldiği vurgulanıyor. Bridgewater Associates’in raporunda, gelecek yıl yapay zekânın finansmanı için bir trilyon dolar gerektiği belirtilirken, Oxford Economics’in raporunda, küresel tasarruf bolluğunun sonuna gelindiği, yatırımcıların artık eskisi kadar bol ve ucuz sermaye bulamayacağı ifade ediliyor.
Ünlü “efsane” yatırımcı Ray Dalio tarafından kurulan ve dünyanın en büyük hedge fonu olan Bridgewater Associates’in Eş Baş Yatırım Sorumlusu Greg Jensen tarafından kaleme alınan araştırma notunda, yapay zekâ piyasalarında sermaye için en kritik dönemin başladığı ve OpenAI’nin 2027’nin başındaki halka arzında yüklü miktarda nakit tüketeceği vurgulanıyor. Greg Jensen, “Bunu elde etmek zor olacak ve bu, hisse senedi piyasalarında fiyatlanmış olanı yerine getirmek için gereken bir şey,” diyor.
Bridgewater Associates’in raporunda, yapay zekâ altyapısı patlamasının spekülatif finansmandan kendi kendini sürdürebilen gelire hızla geçmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuluyor ve ABD veri merkezleri için artan bir finansman açığı vurgulanıyor.
Raporda şu uyarı yapılıyor:
“Ekosisteme 2025’te 567 milyar dolar girdi. Bunun yüzde 62’si ise ekosistemdeki şirketlerin faaliyetlerinden elde edilen nakit akışından, ekosistem dışından 214 milyar dolar geldi. Bu yıl 643 milyar dolar sermaye gerekiyor ve bunun zorlayıcı olabileceğini düşünüyoruz; ilk yarısını bir dereceye kadar finanse edebildiniz, ama ikinci yarıda daha fazlası gerekiyor. Bu zaten kritik dönem ve gelecek yıl, bir trilyon dolar gerekiyor.”
Oxford Economics’in “bolluğun sonu” raporu…
Küresel makroekonomik araştırma ve danışmanlık şirketi Oxford Economics’in Eylül başında yayımladığı “Tahviller ve küresel tasarruf bolluğunun sonu” başlıklı raporda ise, 2008 Küresel Finans Krizi’nden bu yana finansal piyasaları domine eden ve tahvillerde onlarca yıl süren boğa piyasasını besleyen “küresel tasarruf bolluğu” döneminin zirve noktasına ulaştığı ve artık sona ermekte olduğu vurgulanıyor.
Raporda, yatırımcıların artık eskisi kadar bol ve ucuz sermaye bulamayacağı, bu nedenle uzun vadeli tahvillerde daha yüksek vade primi (term premium) talep edeceği bir döneme girildiği ifade ediliyor.
Rapordan öne çıkan noktalar şöyle:
Oxford Economics, tasarruf bolluğunu büyüten üç gücün çözüldüğünü vurguluyor. Bu üç güç şunlar:
1- Mali kemer sıkma politikalarının sonuna gelinmesi, yüksek kamu harcamaları ve büyüyen bütçe açıkları…
2- ABD’deki borç azaltma (deleveraging) sürecinin tamamlanması; hane halkı ve kurumların harcama ve borçlanma eğilimi yeniden yükselişte.
3- Çin’in dünyaya ucuz mal ve sermaye ihraç ederek yarattığı tasarruf fazlası, Batı dünyasında artan korumacılık ve ticaret tarifeleri nedeniyle sınırlandırılmaya başlandı.
