Basın meslek örgütlerinden “haberciliğe yönelik” yasa teklifine tepki

Deniz Kılınç / İstanbul, 4 Ekim (HNA) – Basın meslek örgütleri, iktidardaki AKP ve MHP’nin “haberciliğe yönelik” diye nitelendirilen ceza yaptırımları ve kısıtlamalar içerikli yasa teklifine Türkiye genelinde tepki gösteriyor.

AKP ve MHP’nin birlikte hazırladığı “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, yeni dönemde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek ilk yasal düzenleme olacak.

İstanbul’da, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), DİSK Basın İş, PEN Yazarlar Derneği ve Türkiye Yayıncılar Birliği temsilcileri bir toplantı yaparak Salı günü TBMM’ye gelmesi beklenen Sosyal Medya Yasa Tasarısı’nın geri çekilmesini istedi.

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, “Sansür yasası gazetecileri çok yakından ilgilendirmektedir. Ama seçim öncesi yurttaş için, ülkenin geleceği için, demokrasinin yeniden yeşermesi için yaşamsal önem taşımaktadır. Sosyal medyayı kontrol altına almayı hedefleyen sansür yasası geçerse, gazetecilik faaliyeti tamamen yasaklanacaktır. Gazetecileri haber kaynaklarını açıklamaya zorlayacaktır” dedi.

TGS Genel Sekreteri İlkay Akkaya, “Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir’. Bu yasa bu haliyle kalırsa hem medya hem basın mensupları hem de haber alma hakkına sahip olan toplum ciddi zarar görecektir” diye uyardı.

DİSK Basın İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren de, konunun bir demokrasi sorunu olduğunu vurgulayarak, “Bundan sonrası için tüm yurttaşları, demokratik kitle örgütlerini, demokrasiden yana siyasi partileri, sansür yasasına karşı ortak mücadeleye davet ediyorum” dedi.

İzmir’de de TGS üyeleri hazırladıkları dilekçeleri TBMM grup başkan vekillerine gönderdi. TGS İzmir Şube Başkanı Halil İbrahim Hüner yaptığı açıklamada 52 maddelik yasa teklifinin yaklaşık dörtte üçünün gazeteleri kapatmaya, insanların sesini kesmeye yönelik olduğunu söyledi ve ekledi:

“Sadece gazetecilerin seslerini kesmeyecekler. Sosyal medya kullanıcıları da kıskaç altına alınacak. Bundan sonra yazdıklarından dolayı sadece gazeteciler değil, sosyal medya kullanıcıları da cezalandırılacak.”

Medya Dayanışma Grubu adı altında diğer basın meslek örgütlerinin de Salı günü ortak açıklama yapmaları bekleniyor.

TGS’den yapılan açıklamada, “Dezenformasyonla mücadeleyi” değil sansürü artırmak üzere hazırlandığı anlaşılan kanun teklifi, 2022 boyunca yaptığımız tüm itirazlara rağmen, yasama yılı başlar başlamaz meclis gündemine geliyor” denildi ve şu çağrı yapıldı:

“Türkiye seçime giderken, ‘dezenformasyonla mücadele’ adı altında ısrarla gündeme getirilen ancak gazeteciliğe baskıdan ve medyayı cezalandırmaktan başka amacı olmayan bu teklifin geri çekilmesini istiyoruz.

“Basın meslek örgütlerine sorulmadan, iktidar tarafından tek taraflı hazırlanan bu yasa teklifi kabul edilirse, yalan olduğu iddia edilen bir haber nedeniyle gazeteciye üç yıl hapis cezası verilebilecek, sosyal medyada eleştirel paylaşım yapan yurttaşlar dezenformasyonla suçlanabilecek. Paylaşılan içeriğin doğru olup olmadığına ise iktidar karar verecek.

“Yasa bu hâliyle geçerse hayatımızda neler değişecek, özetleyelim:

– Sosyal medya cendereye alınacak, anlık mesajlaşma uygulamaları bundan sonra görüşmelere ilişkin bilgileri BTK’ya verecek.

– Gazetecilerin basın kartı taşımasının hiçbir anlamı kalmayacak, çünkü dernek ve vakıf yöneticilerinin basın kartı alabilmesi için medya alanında faaliyet göstermesi yeterli olacak. Basın İlân Kurumu, gazetelere ve internet haber sitelerine hem para hem ceza veren bir kurum olarak geniş yetkilerle donatılacak. Tıpkı, televizyon ve radyolar üzerinde kılıcını sallayan RTÜK gibi yazılı ve dijital medyanın eli sopalı polisi hâline gelecek.

– BTK ile BİK, basılı ve dijital medyanın yanı sıra sosyal medya ile Whatsapp gibi haberleşme uygulamalarını da çok sıkı bir denetim ve ceza tehdidi altına alacak. Kullanıcı bilgilerini vermek ya da suç işlediği öne sürülen hesaplarla ilgili işlem yapmak gibi ağır yükümlülükleri kabul etmeyen sosyal medya şirketlerinin bant genişliği yüzde 95 oranında daraltılacak, böyle olunca hepimizin her gün kullandığı bu uygulamalar çalışmayacak.

– Yerel gazetelerin ana yaşam kaynağı olan resmi ilân gelirinin yüzde 75’i buharlaşacak, matbaalar çalışamaz hâle gelecek.

“Kısacası yaklaşan seçimler öncesinde, devlet kurumları halkın tüm haber kaynaklarını bir ahtapot gibi saracak, isterse sıkıştırıp boğacak, isterse gevşetecek.

“Biz gazeteciler yasa teklifinin her maddesini didik didik inceledik. Topluma karşı sorumluluğumuz gereği bir kez daha hem yasa yapıcıları hem kamuoyunu uyarıyoruz. Bu yasa bu hâliyle geçerse ülkemizde basın, ifade ve haberleşme özgürlüğü kalmayacak. İtirazlarımızı Meclis’te dile getirirken “Tartışmalı bu maddeleri muğlaklıktan uzak olacak şekilde yeniden düzenleyelim” dedik, dinlemediler.

“Şimdi tarihimizde görülmemiş düzeyde ağır bir ifade özgürlüğü engeliyle karşı karşıyayız. Bu yasa tüm topluma ve bu toplumun bir parçası olan gazeteci ve yayıncılara çok ağır otosansür, sansür, ceza, denetim ve işini yapamama tehdidi getirmektedir.

“Bu sansürü kabul etmeyeceğiz, okurlarımızla, sektörle ve meslektaşlarımızla bu yasanın geri çekilmesi için mücadele edeceğiz. Bugün buradan TBMM’de grubu bulunan partilerin grup başkanvekillerine kanun teklifini geri çekmeleri için son kez çağrı yapıyoruz.

“Sansüre değil daha fazla demokrasiye ihtiyacımız var.”

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir