Deniz Kılınç / İstanbul, 10 Haziran (HNA) – Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), geniş tanımlı işsiz sayısının 8 milyon 107 bin, geniş tanımlı işsizlik oranının ise yüzde 21.7 olduğunu açıkladı.
DİSK-AR Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı işgücü verilerinin ardından yayınladığı raporunda, TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 11.3, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranının (âtıl işgücü) ise yüzde 21.7 düzeyinde gerçekleştiğine dikkat çekti:
“TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2022 Nisan ayında bir önceki aya göre 65 bin kişi artarak 3 milyon 853 bin kişi oldu.
“DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Nisan 2022’de 8 milyon 107 bin kişi olarak gerçekleşti.
“Pandemi öncesine göre geniş tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 595 bin arttı. TÜİK’e göre Nisan 2019’da yüzde 13.8 olan işsizlik Nisan 2022’de yüzde 11.3’e düştü. Ancak geniş tanımlı işsizlik yüzde 19.1’den yüzde 21.7’ye yükseldi.
“İŞKUR verilerine göre Nisan 2021 ve Nisan 2022 arası bir yıllık dönemde kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 910 binden 3 milyon 584 bine yükselerek 674 bin kişi arttı. TÜİK’e göre ise son bir yılda dar tanımlı işsiz sayısı bu dönemler arası 614 bin azaldı. Böylece kayıtlı ve ankete dayalı işsiz sayılarının değişimi arasında 1 milyon 288 bin kişilik fark ortaya çıktı.
“İŞKUR’un kayıtlı işsiz sayıları son bir yılda yüzde 23 artarken, TÜİK’in işsiz sayıları yüzde 14 azaldı. İki verinin bu kadar farklı seyretmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. TÜİK’in yıllık işsizlik verilerinde İŞKUR’un bu eğilimi yer almıyor. TÜİK’in yıllık işsizlik verileri salgın dönemindeki işten çıkarma yasağı nedeniyle karşılaştırılabilir değildir.
“Geniş tanımlı kadın işsizliği ise tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olarak görülmeye devam ediyor.”
DİSK-AR raporundan özet bulgular şöyle:
- TÜİK ve İŞKUR verileri arasında 1 milyon 288 bin fark var!
- Geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyon 107 bin!
- Kadın işsizliği yüzde 29.5!
- Geniş tanımlı kadın işsizliği işsizlik türleri arasında en yüksek kategori oldu!
- Geniş tanımlı ve dar tanımlı işsizlik arasındaki fark 10.4 puan!
DİSK-AR raporu, işsizlikle mücadele için şu önerilere yer veriyor:
- “’Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması’ ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37.5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
- “Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) ‘insana yaraşır iş’ yaklaşımı temelinde herkes güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
- “İş Yasasının 25/II. Maddesi yeniden düzenlenmeli ve keyfi işten çıkarmalar sona ermelidir.
- “İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşulları ve ödenek miktarı iyileştirilmelidir.
- “İşsizlik Sigortası Fonu’nun amaç dışı kullanımına son verilmelidir. Fon’dan işverenlere dönük teşvik ve destekler sona erdirilmelidir.
- “İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
- “İşbaşında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
- “Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
- “Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
- “Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
- “Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.”
