Deniz Kılınç / İstanbul, 8 Temmuz (HNA) – Birleşik Metal-İş Araştırma Sendikası (BİSAM), Türkiye’de kiracıların kiralık konut fiyatlarındaki yüksek artışlar sebebiyle zorlandığını ve ciddi bir yoksullaşma tehdidi altında olduğunu açıkladı.
BİSAM raporu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı yıllık kira artışının yüzde 22.8 düzeyinde olduğunu belirterek “Bu hesaba göre TÜİK’in enflasyon hesaplama yöntemi kiralardaki ani artışlara son derece duyarsız” değerlendirmesini yaptı:
“Oysa emlak endekslerine göre kiracı ciddi bir yoksullaşma tehdidi altında. TÜİK enflasyon hesaplama yöntemini ve sepetini emekçilerin sorunlarına duyarlı hale getirmelidir.
“Türkiye’de kirada oturan 22 milyon 191 bin kişi var. TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi Madde Ağırlıkları üzerinden yaptığımız hesaplamaya göre kirada oturanların enflasyonu daha düşük. Çünkü TÜFE verilerine göre gerçek kiralardaki yıllık fiyat artışı yüzde 22.8 ile, yüzde 78.6 olarak açıklananın genel enflasyonun çok altında gerçekleşti. Kiralık konutlarda fahiş fiyat artışları yaşanırken kiralardaki resmi artış, enflasyonu aşağı çeken en önemli harcama kalemi durumunda.
“Kirada oturanlar için kira harcamalarının resmi veriler içindeki oranı yüzde 17, buna karşın kiranın genel ağırlık içindeki yeri yüzde 4.4 olarak görünüyor.
“Kiracıların enflasyonu tüketim harcama kalıbına ve TÜİK madde grup fiyatlarına göre yüzde 70 olarak görünüyor. Emlak endekslerine (Endeksa) göre ise kiralık konut fiyatları yüzde 155 oranında artmış durumda. Buna göre bu süreçte oturduğu evden çıkmak, yeni bir konuta taşınmak zorunda kalan, ev sahiplerinin tehditleri karşısında kirasını piyasa oranında artıranlar için ise enflasyon yüzde 92.5 düzeyinde.”
“Madde fiyatlarının gizlenmesi ve sürekli olarak yapılan yöntem değişikleri ile dikkatleri, aynı zamanda tepkileri üzerine çeken Türkiye İstatistik Kurumu’nun üzerinde açıklanan verilerden en çok etkilenen emekçilerin örgütlerinin denetim yetkisi yok. Enflasyon tek bir biçimde hesaplanıyor ve toplumun geniş kesimlerinin harcama kalıpları dikkate alınmıyor.”
BİSAM raporu, kiracıların karşılaştığı artışlarla baş edilmesi için şu önerilere yer veriyor:
- “TÜİK Emek Örgütlerinin Denetimine Açılmalıdır.
- “Herkesin enflasyonu aynı değildir, TÜİK farklı gelir grupları ve özellikle ücretliler için enflasyonu ayrı ayrı açıklamalıdır.
- “Enflasyonun toplumsal gerçekleri temsil eden bir metodoloji ile hesaplanmalıdır. Bu bağlamda TÜİK enflasyon hesaplama yöntemini ve sepetini emekçilerin sorunlarına duyarlı hale getirmelidir.
- “Teknolojik gelişmeye koşut olarak fiyatı reel olarak gerileyen ürün gruplarının, hane halklarının genelini ilgilendirmeyen ama nicelik olarak ağırlığa sahip olan (araç alım satımı gibi) ürünler sepetten çıkartılmalıdır.
- “Kurumsal birikimi ile tartışmasız bir öneme sahip olan, açıkladığı verilerle emekçilerin yaşam koşullarını belirleyen TÜİK, tarihsel misyonuna ve önemine aykırı davranmamalı, veri gizleme, sürekli metodoloji değişikliklerine giderek verileri etkileme gibi uygulamalardan vaz geçmeli, şeffaflığına ve saygınlığına zarar verecek müdahalelere karşı durabilmelidir.
- “Gerek toplu sözleşme gerek asgari ücret gerekse emekliler başta olmak üzere geniş kesimlerin ücretleri ve zamlarının belirlenme sürecinde, resmi enflasyon verileri esas alınmaktadır. Enflasyon temelli artışlar ekonomik büyümeyi göz ardı etmektedir. Bu anlamda enflasyon verilerine ilave olarak ekonomik büyüme rakamları da bu artışlara ilave edilmelidir.
- “Hükümetin gündeme getirdiği kira artışlarına yapılan müdahale sorunları çözmekten uzak olarak görülmektedir. Bir madde üzerinden çözüm üretmek mümkün değildir. Kapitalist ekonomide fiyat artışlarına müdahalenin en önemli aracı, kamu mülkiyetinde olan işletmeler ve devletin fiyatlarda karar verici olduğu ürün gruplarıdır. Kamunun yönlendirdiği fiyatları sınırlandırmak yerine, sadece kiraları sınırlandırmak anlaşılır değildir. Kiralar gibi fiyat kontrolü devletin elinde olan elektrik, gaz, akaryakıt fiyatları da sabitlenmeli, vatandaşın birbiri ile karşı kaşıya getiren yaklaşımlara son verilmelidir.”
