Londra, 16 Ağustos (HNA) – Analistler, yaklaşık iki ay süren, doların 6.85 lira çevresindeki hareketleri sonrasında, doların 7.40 liraya kadar yükselmesi ve liranın ayrıca euro karşısında rekor düzeyde gerilemesinin ardındaki baskılara dikkat çekiyor.
Analistlere göre, Merkez Bankası’nın (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) art arda aldıkları önlemlere karşın liranın rekor düzeylerde düşmesinin temel nedenleri şöyle:
– Rezervlerdeki sert düşüş:
Para birimini desteklemek için elinizde cephane olması gerekiyor. Merkez bankasının ne kadar cephanesi kaldığı ise gündem konusu. Resmi verilere göre TCMB’nin uluslararası net rezervleri 30 milyar dolar civarında. Ancak, analistlerin hesaplamalarına göre swap mekanizmaları, yurtiçi bankalardan sağlanan altın ve diğer mekanizmalar çıkarıldığında rakam eksiye dönüyor. TD Securities şirketinden Cristian Maggio, “Bu yıl rezervlerdeki azalmanın hızına bakarsak, TCMB’nin brüt rezervini yazın ya da sonbahar sonuna kadar kullanmış olacağını öngörüyoruz” dedi.
– Yatırımcıların yön değiştirmesi:
Bir yıldır para politikasında devam eden gevşeme döngüsü reel faiz oranlarını eksiye inmesine yol açtı. Bu da yatırımcıların, stresin arttığı dönemlerde TL varlıkların yeteri kadar yüksek getiri sağlayıp sağlamadığını sorgulamasına neden oldu. Haziran’ın ardından bu ay da faiz oranını sabit tutan Merkez Bankası dün de yıl sonu enflasyon tahminini yükseltti. Artık Merkez Bankası’nın daha sıkı bir para politikasını benimseyip benimsemeyeceği merak ediliyor.
– Genel ekonomik sorunlar:
Türkiye ekonomisinin 2020 yılında 10 yıldan uzun bir süreden sonra ilk defa daralması bekleniyor. IMF’ye göre koronavirüs salgınının Türkiye ekonomisinde yüzde 5.0 daralmaya sebep olması bekleniyor. S&P Global’ın tahminlerine göre hükümet GSYH’nin yüzde 5.0’i kadar rekor seviyede bütçe açığı açıklayacak. Ancak hala umut var. Sanayi üretimi hala negatif olsa bile Mayıs’ta beklenenden az daraldı ve düşük ham petrol fiyatlarının petrol ithal eden Türkiye’yi desteklemesi bekleniyor.
– Borç geri ödemelerde zorlanma:
Liradaki değer kaybı, Türk hükümeti ve şirketlerin döviz borcunu geri ödemesini zorlaştırıyor. S&P Global, döviz kredilerin Nisan ayı itibarıyla toplam kredilerin yaklaşık yüzde 37’sini oluşturduğunu belirtti ve bunu ülke bankaları için önemli bir risk olarak değerlendirdi.
– Politikadaki gelişmeler:
Lira uzun zamandır iç ve dış politik gelişmelerin etkisi altında kalıyor. Bunlar arasında, Ankara’nın Rus yapımı S-400 füze sistemini satın alması ile birlikte ABD ilişkilerinde gerilimin tırmanması, Suriye konusunda Moskova ile yaşanan gerginlikler, Avrupa ülkeleriyle yaşanan göçmen sorunu ve yine Avrupa ülkeleriyle Kıbrıs adasının yakınlarındaki petrol ve gaz arama hakları konusunda yaşanan gerilim yer alıyor. Şimdi ise Libya konusunda Moskova ile yeni bir gerilim yaşanma riski bulunuyor. Döviz piyasası üzerinde daha sıkı kontrol uygulanması ve hükümetin daha düşük faiz oranları için baskı yapması da TL üzerindeki baskıları artırıyor.
